Nihat GÜÇ

Nihat GÜÇ


Anılar

18 Kasım 2020 - 16:25

İyisiyle kötüsüyle birçok anı yadıma düşünce bir kez daha dönüp maziye baktım bugün. Kimisini silmek istedim sahneden kimisini de en ince noktasına kadar gözümde canlandırmaktan alıkoyamadım kendimi.
Yadımda canlanan anılardan iyi olmayanları silmek harika olanları da canlandırmak için uzun uzadıya çaba harcadım. Ama nafile... Kendiliğinden geri gelenler olduğu gibi repertuardan silinenler de az değildi. Fotoğrafın yarısı kesilmiş gibi duran kimi kareyi hafızamı zorlamama rağmen nedense su yüzüne çıkartamadım hiç birini. Silinmiş olduğu için miydi yoksa tekrar o kara tabloyla karşılaşmak istemediğim için miydi tam olarak bilmiyorum nedenini?
İnsana azap gibi gelen kimi kara anların erkenden unutuluyor olması aslında insana verilmiş büyük bir nimet... Yoksa devam etmezdi hayat. Yaşam erkenden söner karanlığa gömülürdü karanlık günler gibi.
Sanırım insan Allah'ın vermiş olduğu özel ve güzel günler sayesinde ayakta kalıyor. Mutluluk dolu günlerin çokluğu insanın iç huzurunu arttırıyor ilerleyen zamanlarda.
Yadıma düşen anıların bazı noktalarında uzun uzadıya durduğum çok oldu. Keşke o günler hiç bitmeseydi dediğim o anlar ne güzel günlerdi. Hepsi geride kaldı. İstesem de geri getiremem o anları, o zamanları. Çünkü çok şey değişmiş. Zaman değişmiş, mekan değişmiş ve en önemlisi oyuncuların çoğu tebdili mekan eylemiş. Zamanı geri sarmaya gücüm yetmediği gibi oyuncuları geri getirmeye de takat yetiremedim.
Değişimlere rağmen o anıların yaşandığı mekanlara gidebiliyorum sadece.
Belki de benim için zamana değer katan, mekanı anlam veren yadıma düşmesine neden olan beyaz ve asil atlara binerek uzak diyarlara revan olan o şahıslardı. 

Bu yazı 233 defa okunmuştur.